Genç mucitler afet bölgelerinde hayat kurtaracak devrim niteliğinde bir robot geliştirdi. Bu sistem tırtıl gibi yürüyen ana gövde ve uçan drondan oluşuyor. Robotun tasarım süreci doğadaki mucizevi dönüşüm hikayesinden ilham alınarak tamamlandı. Hibrit yapı sayesinde engeller hem karadan hem havadan kolayca aşılıyor. Özellikle arama kurtarma faaliyetlerinde bu teknoloji kritik bir rol üstleniyor. TEKNOFEST bünyesinde sergilenen proje, katılımcılardan ve jüriden tam not almayı başardı. Sistemin çalışma prensibi tamamen otonom ve akıllı algoritmalar üzerine kuruldu. Yerli imkanlarla geliştirilen bu araç geleceğin kurtarma operasyonlarını şekillendiriyor. Proje aynı zamanda tarım ve doğa gözlemi gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor. Öğrencilerin bu başarısı Türkiye’nin teknoloji vizyonuna önemli bir katkı sunuyor.
Tırtıl Modu ile Zorlu Arazilerde Kesintisiz İlerleme
Robotun ana taşıyıcı gövdesi esnek bir paletli altyapı sistemi ile donatıldı. Bu yapı sayesinde cihaz engebeli arazilerde ve dar alanlarda rahatça hareket ediyor. Tırtıl modu özellikle deprem sonrası oluşan moloz yığınları üzerinde stabilite sağlıyor. Robotun dış kaplaması darbelere karşı dayanıklı ve 3 boyutlu yazıcılarla üretildi. Paletli sistem sayesinde çamurlu veya kaygan yüzeylerde yol tutuşu maksimuma çıkıyor. Ancak robot sadece yerle sınırlı kalmayıp bir sonraki aşamaya geçiyor. Üst kısımdaki mekanik kapaklar bir engel algılandığında otomatik olarak iki yana açılıyor. Bu hareket tırtılın kelebeğe dönüşme sürecini görsel bir şölenle simgeliyor. Kapakların açılmasıyla birlikte sistemin hava birimi olan mini dron ortaya çıkıyor.
Gökyüzüne Yükselen Kelebek: Mini Dron Devreye Giriyor
Cihazın sırt kısmından havalanan küçük dron dikey kalkış yaparak göreve başlıyor. Bu mini quadcopter ulaşılması güç olan yüksek noktaların görüntüsünü merkeze aktarıyor. Kelebek misali uçan dron afet bölgelerinde geniş bir alan taraması yapabiliyor. Havadan gelen veriler sayesinde arama kurtarma ekipleri daha hızlı kararlar alıyor. Ayrıca dronun üzerinde bulunan hassas sensörler yaşam belirtilerini anlık olarak tarıyor. Ancak küçük dronların en büyük sorunu olan kısa uçuş süresi burada çözülüyor. Dronun enerjisi azaldığında otonom olarak ana gövdeye geri dönmesi planlanıyor. Bu aşamada akıllı rehberlik sistemleri devreye girerek güvenli bir iniş sağlıyor.
Otonom Şarj Sistemi ile Sınırsız Operasyon Kabiliyeti
En dikkat çekici özellik dronun tırtıl robot üzerindeki platforma otonom inmesidir. İniş işlemi için genellikle QR kod veya kızılötesi rehberlik sistemleri kullanılıyor. Dron iniş yaptıktan sonra mekanik kapaklar tekrar kapanarak güvenli bir koza oluşturuyor. İçerideki özel pinler aracılığıyla dronun bataryası ana gövdeden şarj olmaya başlıyor. Böylece mini dronun operasyon süresi normal değerlerin çok üzerine çıkartılıyor. Bu sayede ekipler cihazı şarj etmek için operasyonu yarıda kesmek zorunda kalmıyor. Hibrit sistem sürekli bir enerji döngüsü içinde görevine kesintisiz devam ediyor. Yerli yazılımlar sayesinde tüm bu süreçler insan müdahalesi olmadan yönetiliyor.
Afetlerden Tarıma Uzanan Geniş Kullanım Yelpazesi
Bu hibrit robot sadece afet yönetimi ile sınırlı bir kullanım sunmuyor. Örneğin ormanlık alanlarda nem ölçümü yaparken aynı zamanda ağaç sağlığını kontrol ediyor. Yerdeki robot toprak analizini gerçekleştirirken uçan birim tepeden genel verileri topluyor. Bu iş birliği sayesinde tarım alanlarında verimlilik ve hassas gözlem imkanı artıyor. Üstelik sistemin modüler yapısı farklı sensörlerin kolayca entegre edilmesine olanak sağlıyor. Genç mühendisler projenin savunma sanayi ve lojistik alanlarında da kullanılabileceğini belirtiyor. Çünkü bu teknoloji hem gizlilik hem de çok yönlü hareket yeteneği vaat ediyor. Gelecekte bu tür projelerin seri üretime geçmesi ve yaygınlaşması hedefleniyor.
Görsel yapay zeka ile oluşturulmuş temsili bir görseldir.






